24 Aralık 2012 Pazartesi

YENI YIL ve MOTIFLER

Bir yili daha bitirdik ama tuketmedik neyse ki !
Bu yil da gitmek istemedik Turkiye`ye, istedik ki sevdiklerimiz yanimiza gelsin onlari evmizde, gonlumuzde agarliyalim..Oyle de oldu ve bizi kirmadilar , annem ve babam geldi ve evimiz isindi.
Bu gelisin bir de donusu var geldikleri gun coktu sikintisi .......
Neyse suana bakip keyfini cikarmak en iyisi ! yuuuupiiiiiiiii.....

Bu arada  buralarda kizlar arsinda tig orgusu moda oldu benim kiskanc ruhum cok feci kiskandi ve  bende basladim. Bu siralar sardirmis durumdayim. Kirlentler oruyorum. Motif motif,renk renk, degisken ruhuma cok iyi geldi . Simdi sira arabaya karpuz ormeye geldi :)  bi ara sanirim 25 sene evvel ne moda idi ahhh ahhhh seksenler :)

Gecen sene resime, bi onceki sene dikise, bu senede orguye sardirdim. Bunun sonu ne olacak bilemiyorum...

Iste orduklerim.....









2013 dilerim herkesin istediklerini sepetine doldurmus ve geliyodur.
hersey gonlunuzce olsun.
IYI SENELER.

3 Aralık 2012 Pazartesi

IPAD ICAD OLDU OKUMAK BOZULDU !



Genevre`ye ilk geldigim zamanlarda en cok dikkatimi ceken ve ayni zamanda cok hosuma giden ,
yediden yetmise herkesin, butun toplu tasima araclarinda kitap okumalariydi. Buna hep imrenmisimdir. Ben asla yapamam, hemen midem bulanir ,basim doner.  Simdilerde ise durum bi hayli degisti herkesin elinde bir ipad yada benzeri telefonlar  ya oyun oynuyor ya facebookda..Gecenlerde orta yasini epeyce gecmis bir amca, burnunun uzerinde yakin gozlukleri, balon patlatmaca oynuyor. Valla bravo dedim icinden, demek ki  ennnn medeni toplumlar ennnnn okumaya merakli toplumlarda bozulmaya yuz tutmus...Körolasi teknoloji !
Tabi bu durum bizim evde de aynen bu sekilde . Kiminde ipad,kiminde iphone ( ki bu ben oluyorum. Bu siralar " kelime avina" takmis durumdayim istegim ilk ona girmek hirs yaptim. Ama nafile )
Neyse saglik olsun diyelim . Cunku yapacak bir sey yok zaman bunu gerektiriyor....
.
Kitap ve okumak demisken su sralar Ahmet Umit `in  "Sultani Oldurmek" adli kitabini okuyorum.
Hic simdiye kadar boyle olmamistim. Gimiyor, akmiyor . Polisiye kitaplara bayilirim. Bunuda oyle sanip basladim. 333 . sayfadayim hala Istanbul`un fethini anlatiyor , yani anlayacaginiz kitap tarih kitabi cikti, tamam tarihde guzeldir ama icinde surekli ayni cumlelerle surekli tekrarlama ....iste buna gelemiyorum ,beni cok sikiyor.
Katil kim merak dahi etmedim. yakin cevredeki arkadaslarim bilir beni. Dayanamam , merekatan catlarim ve hemen kitabin son bir kac sayfasini okur sonra donerim kaldigim yere..Biraz cinslik var sanirim ...

Iste boyle yani....
Iyi haftalar.....



26 Kasım 2012 Pazartesi

IKI FILM BIR ARADA

Oyuncular: Meryl Streep, Tommy Lee Jones, Steve Carell
Müzik: Ingrid Michaelson, Shawn Mullins, Stephan Sechi, Al Green, Annie Lennox

Bayildim,bayildim,bayildim... Hosca vakit gecirebileceginiz muhtesem bir film.
Muzikler, duygular ve duygularin muzikte bulusturan  sozcukler, bu kadar mi guzel cukkk oturur ..bayildim bayildim bayildim.
                                                   
                                                                OLUM UYKUSU
                                                                 Ispanyol Sinemasi

Bu filmi de tavsiyesi uzerine izledim.(www.oglakkizlari.blogspot.com). Enterasan bir filmdi, sabirla sonunu bekledim. Olmasi gerekenin olacagini bekledim.Yani kotulerin kaybedecegi, iyilerin kazanacagi bir son :(
bir dunya :( .......hani hep oyle olur ya.....
Fakat apartman , Mimi`nin evi, ve asansore bayildimmmmm...

Sanirim bu yazinin sonunda , Bu kadar bayilana ayiltan yok mu ? olacak !
Iyi hafta baslari....
Iste oyle.....

25 Kasım 2012 Pazar

MAKBULE



Saat coktan gece yarisini gecmis, kafalar dumanli ve sismis . Neden mi? Dun aksam tum sevdigimiz dostlarimizla bir aradaydik. Hersey mukemmeldi. Kahkasi, sohbeti , muzigi bol bir geceydi. Teksekkurler sevgili Deniz, Erhan ve Arnas...


Ve donus yolu .
Arabaya binildi. Muzik acildi. Cistaks, cistak bir seyler caliyor.
Benim kafa goturmuyor biraz sesini kisarmisin diyorum.
ardindan ikinci cumle kapatsan daha makbule gecer diyorum.
Efe`den bir ses : Makbule neden dedin, iyi bir sey degil ha .
Bende ses yok, yorgunun, agzimi acamam...
Hakan aradan gecen on saniye sonrasinda sen " makbule" ne demek biliyormusun dedi.
Efe : evet. tabikide. Ataturk ùn kardesi, bi de galiba yemekmis. Oyle demeyin...
Kendince sanmis ki, biz Makbule Hanim hakkinda kotu bir soz soyluyoruz.

ve ardindan kahkaha firtinasi....

Oglum bu sene turkce  ve turk kulturu dersleri almaya basladi.
Sevgili ogretmenimiz, sayesinde iki ayda buyuk ilerleme kaydetti. Bizde sayesinde komik bi an yasamis olduk..Allah seni cok yasatsin emi...

Buda oyle bi sey :)

23 Kasım 2012 Cuma

FADO

Fadodan bahsedecektim  ama  sevgili arkadasim Hande`cim (www.birtekask.blogspot.com) oyle guzel anlatmis ki , bana gerek kalmamis.
Buyrun buradan okuyun.  " Porta `da bir garip fado "

                                                                   Ben sadece
                                                                 Burada yemeyin.


video

                                                        Bir fado bara gidip dinleyin.
                                                                    derim.


Guzel bir hafta sonu hepimizi bekliyor. Bunu da icimdeki ses  diyor.
Eyvallah.....

22 Kasım 2012 Perşembe

PORTO 3

 Devam edelim ikinci gunden.
Sabah erkenden kalkip , otelde guzel bir kahvaltinin ardindan iki saatlik bir sehir turu ve  Calem`de (porto sarap kavi) rehber esliginde porto saraplarini dinledik ve sonrasinda haziladiklari masalarda beyaz ve koyu kirmizi olanlari deneme imkanimiz oldu . Soyle aklimda kalanlari soylemem gerekirse ,
*birkac cesit uzum karisimdan yapiliyormus
*hasat zamani  uzum kalitesi iyi degil ise vintage sarap uretimi yapilmiyormus.
*iki cesit kirmizi sarap uretiliyormus, ruby ve tomi ,
*rubi kucuk ficilarda saklaniyormus ve meyve aromaliymis.
* tomi (yanlis yazmis olabilirim) ise buyuk ficilarda ve odunsu bir kokusu varmis.
*sanirim mayalanma suresinde brandy ilave ediliyormus, burasi pek anlamadim.
*beyaz olanlari su ,limon ve buz ilave ederek yazlari daha cok tuketiliyormus . Ben bunu daha cok sevdim....


                                                                      Sehir turumuz....
Calem sarap mahzeni. Sonrasida yine yemek fasli. Nehir kenarlarindaki restorantlarin birinde yine balik ve turevlerini yedik. Buranin adini hic birimiz not almamissiz , aferim bize ! en begendigimiz ve en leziz yemekler burada idi.Neyse saglik olsun.. Sonrasina bir catedral, bir kitap evi, bir  muze ,cafe majestikde ikindi cayi , tatlimiz (bildigin balik ekmek uzerine limonlu ve tatli bir sos ,tarcin esliginde ) ve azcik alisveris sigdirabildik...
                                                                    Majestik cafe
Ahsap oymalar altin yaldizlarla kapli.Oyle boyle degil , Ihtisam ! tavan yapmis, Kitapcida resim cekmek maalesef yasakti. Muze de ise ben telefonun azizligine ugradim. Muze romantica muhtesemdi, kesinlikle gormeye deger. Donemin zengin ve asil bir ailesinin evi , ev kelimesi hafif kaldi kocacam bir bahsesi ve nehir manzari olan saray desek , sanirim daha dogru olur.Icerisinde hersey ortamina uygun sergilenmekte. Cocuk, yatak, dans, yemek,konuk odalari .. Kisacasi hersey cok ama cok guzeldi.Eskici ruhum ! bayildi !
                                                               Atlas okyanusu.

 Baska bir gunde azucuk FADO anlatiriz.
 Fazla sikici olmadan hayde bana eyvallah...

20 Kasım 2012 Salı

PORTO 2

             Nasil devam edeyim bilemedim, Sevgili  birtekask.blogspot.com demis ki :       
 YASLI BIR RUH.
ne guzelde demis aynen oyle. Bir o kadar da huzunlu ve artistik.
ilk gun bavulllari odalara firlattigimiz gibi, hemen haritalari edinip gunumuzu programladik.
Vakit ogleyi buldugu icin guruldamakta olan midelerimizi senlendirip, eski sehirin daracik ve inisli cikisli sokaklarindan nehire dogru bir yuruyus ardindan bir saatlik tekne turu yaptik.Sonrasinda hediyelik esya dukkanlari ve aksam yemegine hazirlik.
Aksam yemek kismini gecistirmek olmaz, soyle kallavi bir yerde sanimiza yarasir olmali dedik ve Vinhas D`Alho `yu (Ismini umarim dogru hatirliyorumdur ) aramaya basladik. Derslerini calisan arkadaslarimiz buranin, guzel, leziz, ve havali bir yer oldugunu soylediler . Nitekim de aynen oyleymis bayildik, en cokda garsonumuz Petro `ya. Yuzunde kocaman bir gulumseme ve sabir ile butun bi aksam bize hizmet etti. Her yemegi , ikrami, ve sarabi sunarken uzun uzun anlatti. Bizde kendisine ve defterlerine ovgu dolu sozlerimizle eslik ettik....:)))))

Porsiyonlar oldukca buyuk. Guzel olan ise, garsonlarin bunu onceden soyleyip, istersek paslasabilecegimizi belirtmeleri. Sasirtici degil mi? Hic bir yerde rastlamadim !

 6. kopru ve ufukta gorunen de atlas okyanusu....
Garsonumuz Petro *:*
Cok havali bi o kadan da leziz....

JAzzzzz bar ugruna tirmandigimiz merdivenler.
Vazgecip tekrar otele donus...Bu gezilerin en guzel yani ,kendimizi tekrar genc kizlar gibi hissetmemiz, ve bol bol simarmamiz..
Gun batimi ve gece manzarasi...
Hemen hemen her balkonda camasir asiliydi. Yagmur icin cozumude uzerine naylon orterek bulmuslar :)



Sanirim cok uzattim :(
Haydi bana eyvallah !

19 Kasım 2012 Pazartesi

OPORTO, PORTO,FADO VE SARAP

PORTO 1
Diyelim ve  baslayalim , bitmis olmasinin huznu ile .
Bu senenin, kiz kiza gezimizin ucuncusunu Porto`ya yaptik. Iki gece iki gunduz.
Eglencesi bol, gezmesi bol,yemesi bol,  cakir keyifligi bol bir gezi oldu.
Porto ,
* romantik
*bohem
* arabesk
*ruhu ve tadi olan
*lezzetli (yemekleri ve tatli saraplari)
*eski cok eski
*huzurlu
*deniz kokusu ve martilari
*renk coskusu.....
*biraz bizeden
*mavi cinili fayanslari ve seramikleri
aklimda kalan baslicalari.

 UNESCO tarafindan dunya mirasi listesine alinmis ve uzumleri ve saraplari 1756 yilinda cikarilan bir yasa ile korunmakta. Douro nehrine bakan tepelere kurulmus. 2000 yillik tarihe ve muhtesem bir manzaraya sahip, sehrin her iki yakasini birbirine baglayan 6 adet kopru bulunmakta ve  bunlardan birisi Gustave Eiffel tarafindan yapilmis. Eski sehiri gezmek icin iyi bir kondisyon gerekli ,zira her yer yokus ve rampa ,oyle bir iki degil , bi haylice..
Cuma gecesi etkinlerimiz icerisinde caz bara gitmek vardi. Kim tutar bizi , hadi bakalim gidiyoruz, basladik tirmanmaya ardindan bin basamakli bir merdiven vardigimizda hepimizin dili bir karis disarida ve tislamaktayiz, daldik iceri tum hasmetimizle ,doldurduk mekani coskumuzla , lakin bostu, programlari 24 de baslayacakmis, yorgun ayaklarimiz ve bedenlerimiz bekliyemiyecegine karar verip ayrildik.Artik bir daha ki sefer bunun icin geliriz dedik ve otelin yoluna koyulduk. Gezi boyunca hep taksi sikintisi yasadik . Her nereye saklandilarsa bulmak bizi epeyce ugrastirdi.


Biraz bizden
Bugunluk bu kadar olsun, kalanlar ikiye, uce insallah....ayyy anlatacak cok sey oldu aslinda, heyecanlandim...